Pakistan Hindistan Çatışması

Hindistan, 22 Nisan 2025’te Cammu Keşmir’in (Hindistan işgali altındaki Keşmir) Pahalgam bölgesine 26 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı sonrasında, 7 Mayıs Çarşamba günü Pakistan’da var olduğunu iddia ettiği “terör noktalarına karşı” Sindoor Harekâtını[1] başlattığını duyurarak gece 01:00’da savaş uçakları Azad Keşmir ve Pencap eyaletinine bağlı muhtelif şehirlere hava saldırısı düzenlemiştir.

Hindistan’ın saldırıları sonrasında Pakistan karşılık vererek Hindistan’a ait olan 3 savaş uçağı ve iki insansız hava aracını düşürmüştür. Pakistan ordu sözcüsü General Ahmed Şerif Çaudri uçakların düşürüldüğünü yaptığı basın açıklamasında teyit etmiş; Hindistan ise Pakistan’ın uçak düşürme hamlesini teyit edici bir yanıtı henüz vermemiştir. Diğer yandan Hindistan saldırılarında en az 26 Pakistan vatandaşı ölmüş ve 46 kişi yaralanmıştır. Çaudri’nin sürece ilişkin açıklamasının devamında Hindistan füzelerinin Pencap’ta dört, Azad Keşmir’de ise iki yeri hedef aldığını açıklamıştır. En büyük saldırı, Pencap’taki Bahavalpur şehrinin yakınlarındaki Ahmedpur Sharqia’da gerçekleşmiş, bu bölgede üç yaşında bir kız çocuğu da dâhil olmak üzere beş kişi ölmüş ve cami bombalanmıştır. Pencap eyaletine bağlı bölgelerdeki diğer saldırılar, Sialkot şehrine yakın Muridke köyü ve Shakar Garh’da gerçekleşmiştir. Bu bölgelerdeki ölü ve yaralı durumuna ilişkin henüz veri bulunmamaktadır.

Azad Keşmir’in Muzaffarabad ve Kotli bölgelerine de saldırı düzenlenmiş ve iki cami yıkılmıştır. Saldırılarda ölenler arasında 16 yaşında bir kız ve 18 yaşında bir erkek çocuğunun da olduğu açıklanmıştır. Pencap eyaletinde olağanüstü hal ilan edilmiş, hastaneler ve güvenlik güçleri yüksek alarma geçmiş, okullar Çarşamba günü tatil edilmiş, hava sahaları sivil uçak uçuşlarına kapatılmıştır. Diğer yandan bu sabah Lahor ve Karaçi hava sahalarında 48 saat süreyle alınan uçuş yasağı kararı kaldırılmış ve yeniden uçuşlara açılmıştır. Hindistan tarafında ise en 8 kişinin öldüğü açıklanmıştır.

Nükleer güce sahip olan iki ülkenin savaşın eşiğine gelmesi, dikkatleri yeniden Güneyasya’ya yöneltmiştir. İki nükleer silahlı ülke arasındaki son çatışma dalgası, Hindistan yönetimindeki Keşmir’in Pahalgam bölgesindeki Baisaran vadisinde gerçekleşen saldırının ardından gelmiştir. Silahlı kişiler, kadınları gruptan ayırdıktan sonra 26 erkeği öldürmüştür.

Hindistan, yıllardır Pakistan’ı, kontrolündeki Keşmir parçasında sorun çıkarmakla suçladığı silahlı grupları desteklemek, silahlandırmak ve eğitmekle suçlamaktadır. Pakistan ise Keşmir’in direnişçi hareketine yalnızca manevi ve diplomatik destek sağladığında ifade ederek Hindistan’ın suçlamalarını reddetmektedir. Nitekim Hindistan, geçen ay gerçekleşen saldırının ardından arkasında, Direniş Cephesi (TRF) adıyla bilinen bir grubun olduğunu öne sürmüş ve bu gruba güvenliği sığınağın Pakistan tarafından sağlandığını iddia etmiştir.

Pakistan ise eyleme karşı bir kınama yayınlamış, olaya karıştığına dair suçlamalara şiddetle  karşı çıkarak sürecin aydınlatılması için “şeffaf, güvenilir, tarafsız” bir soruşturma talep etmiştir. Amcak Hindistan Pakistan’ın bu denli kendinden emin taleplerine ve açıklamasına rağmen süreci doğru yönde aydınlatacak taleplere karşılık vermemiş ve bu süreci adeta iç politika malzemesi olarak kullanmaya kalkışmıştır; nitekim Hindistan’ın milliyetçi lideri Narendra Modi döneminde daha önce 2016 ve 2019 yıllarında benzer gerginlik içeren süreçler yaşanmış ancak bu defa gerginlik üst seviyeye yükselmiş ve tarafların birbirini test ettiği nispi çatışma boyutuna evrilmiştir.

Sonuç olarak çatışmalarda şimdilik bir durgunluk söz konusudur ve Hindistan hükümetinin “Eylemlerimiz odaklanmış, ölçülü ve saldırıları tırmandırmama niyetlidir. Hiçbir Pakistan askeri tesisi hedef alınmamış; sadece terör noktaları hedeflenmiştir” açıklaması, çatışmanın ve gerilimin kısa süreli olduğunu göstermektedir. Pakistan ise Hindistan’ın bu saldırılarına karşı sadece savunma hakkını kullanmış ve sorunun çözümü için uluslararası düzlemde çaba gösterme gayretindedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıları “utanç verici” olarak ifade etmesi de gerginliğin kısa süreli olduğunun diğer önemli göstergesidir. Ancak kısa süren bu gerginliğin Hindistan’ın ultra milliyetçi ve radikal tutumları daha gergin ve geniş çaplı saldırı beklentisinin devamlılığına neden olmaktadır.

[1] Sindoor: Hindu kadınların alınlarına sürdüğü renkli boya. Harekatın ismi Pahalgam saldırısında kadınların kenara ayrılıp erkeklerin öldürülmesine, Hindu kadınların dul bırakılmasına atfen Sindoor konulmuştur.

Alıntı…

Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir